Skip to main content

Bırakın 1 Mayıs, 1 Mayıs olsun!

Taksim’de kutlama isteğini Ergenekon, derin devlet vb. ile ilintilendirmek, ima etmek derin devletin ve çetelerin cinayetlerine kurban gitmiş emekçilere ve işçilere saygısızlıktır. Aziz Çelik'in Yazısı

Bırakın 1 Mayıs, 1 Mayıs olsun!

1 Mayıs’ın “emek ve dayanışma günü” olarak resmi tatil ilan edilmesi, Türkiye işçi sınıfının ve emek hareketinin çok önemli bir kazanımıdır. Bu kazanım yüzyılı aşkın bir süredir taş üstüne taş koyarak yürütülen emek mücadelesinin bir sonucudur, iktidarın bir lütfü değil. Bu yüzyıllık emek geleneğinin adı bilinen-bilinmeyen yürüyüşçülerine, emektarlarına saygı borcumuz var, önce bunu yerine getirip “resmi” 1 Mayıs meselesine değinelim.

1 Mayıs’ın resmi tatil edilmesiyle birlikte 1 Mayıs’ı “resmi” bayram yapma ve çarpıtma çabalarında da belirgin bir artış gözleniyor. AKP yöneticileri ve AKP’ye yakın sendikacılar 1 Mayıs’ın içini boşaltma yarışına başladı.

Bir eski sendikacı milletvekili, 1 Mayıs’la ilgili Meclis görüşmelerinde “1 Mayıs'ı ideolojik ve siyasal nedenlerle sömürmekten vazgeçelim. Gelin anlamına uygun bir şekilde emek ve dayanışma günü olarak kutlayalım” deyiverdi.

Çalışma Bakanı da 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı'nın açılmamasına dönük eleştirilerin ideolojik yaklaşımlar olduğunu ve ideolojik yaklaşımlarla bugünün anlam ve öneminin gölgelenmesine müsaade edilmemesini istedi.

İlk bakışta 1 Mayıs’ı sahiplenme gibi görünen bu tutum, aslında 1 Mayıs’ı “resmi” bayram yapma girişimidir. Elbette 1 Mayıs, hiçbir siyasi parti ve grubun günü değildir. Ama 1 Mayıs’ın sınıfsal bir özü vardır; 1 Mayıs sınıf niteliği olan bir gündür. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi, hiç kimseye 1 Mayıs’ı “resmi” bayram yapma hakkını vermez.

1 Mayıs kapitalist sömürüye ve ağır çalışma koşullarına karşı işçi sınıfının mücadelesinin ürünü olarak doğmuştur. “1 Mayısa ideolojik yaklaşmayalım” demek boş laftır. Çünkü 1 Mayıs vahşi kapitalizm ve liberalizme karşı sosyal bir cumhuriyet talebiyle özdeştir. Emek-sermaye çelişkisinin en önemli simgelerinden biridir. İdeoloji kavramını karalayarak yapılmak istenen 1 Mayıs’ın içini boşaltma girişimdir.

1 Mayıs’ın elbette ideolojik, düşünsel bir içeriği vardır. Öyle olmasaydı bu kadar kalıcı olur muydu? O içerik sınıfsaldır, emek temellidir, sömürüye karşıdır. Asıl, 1 Mayısın sömürüye ve kapitalist piyasaya karşı emeğin dayanışma ve mücadele günü olduğunu unutmak anlamını gölgelemektir.

1 Mayıs’a yönelik bir başka gölgeleme girişimi ise Taksim konusunda yaşanıyor. 1 Mayıs’ı tam da ideolojik nedenlerle işçilere açmayan hükümet, Taksim’de 1 Mayıs kutlamak isteyen emek örgütlerini “ideolojik” davranmakla suçluyor. AKP’ye yakın eski solcu bir sendikacı ise daha da ileri giderek Taksim’de kutlama yapmak isteyen emek örgütlerini Ergenekon’la ilişkilendiriyor:

“DİSK ve KESK’in 2008 yılında birden 1 Mayıs’ı Taksimde kutlama isteğinde ısrarcı olmasını daha iyi anlayabiliriz. Bu tutumun Hükümeti demokratik olmayan yollarla ortadan kaldırmak isteyen Ergenekon gibi çevrelerin 1 Mayıs üzerinden siyasi kriz yaratma çabaları olabilir sonucunu çıkarabiliriz. DİSK ve KESK’in Taksim ısrarı altında yatan başka bir neden ise bu konfederasyonların yetkili kurullarından daha çok (in)-organik ilişkiler içinde olduğu siyasi partilerin, 1 Mayıs’ın kutlama biçimini bir siyasi muhalefet malzemesi olarak kullanılıyor olmasıdır. (...) 1 Mayıs’ları ideolojik ve siyasi nedenlerle sömürmeyelim.”

Bu kadarına pes doğrusu! DİSK’in ve KESK’in 2008 yılında birden bire Taksim’de kutlama ısrarına kapıldığını yazmak 12 Eylül sonrası ülkemizde 1 Mayıs’ların tarihini bilmemektir. DİSK ve KESK’lilerin de içinde olduğu pek çok sendikal çevre 1980’lerin sonundan beri Taksim kutlamalarında ısrar etmektedir.

Bir sendikacı olarak 1 Mayıs’ı kutlamak isteyenleri töhmet altında bırakacak yerde dönüp yakınında durduğunuz iktidara bakın. Asıl Taksim yasağında ısrar etmek çetelere, suç örgütlerine ve derin devlete destek olmaktır.

Taksim’de kutlama isteğini Ergenekon, derin devlet vb. ile ilintilendirmek, ima etmek derin devletin ve çetelerin cinayetlerine kurban gitmiş emekçilere ve işçilere saygısızlıktır.

Öte yandan 1 Mayıs’ın siyasi iktidara karşı muhalefet günü olarak algılanmasında ne gariplik var, anlayamadık. Elbette 1 Mayıs, emeğin, sermaye yanlısı iktidarlara karşı muhalefet günüdür, hak arama günüdür. O yüzden de sermayeyle ve onun siyasal sözcüleriyle omuz omuza 1 Mayıs kutlanmaz.

Bırakın 1 Mayıs, 1 Mayıs olsun!

Aziz Çelik - Birgün

30 Nisan 2009 tarafından moderator

Yorumlar

1 MAYIS İŞÇİ VE MEMUR BAYRAMI OLSUN

May 2, 2009 tarafından Ziyaretçi, 44 hafta 3 gün ago
Comment: 17

1 Mayıs ,1 Mayıs olsun. İşçi,memur eğlenerek,gülerek,sorunları dile getirerek kutlasın.Ama hiç bir zaman kamu malına zarar vermeyelim.Tahrikçilere,provakatörlere fırsat vermeyelim. Enver 2

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes