Skip to main content

“1 Mayıs” dosyası şimdi nerede?

“Sanık diye gösterilen kimi kişilerin ve tanıkların gelişigüzel alınan ifadelerinden başka, hiçbir soruşturma yapılmamıştır. O kadar ki, bu kıyımın asıl, asli faillerine de değil, fer’i faillerine karşı dava açılmış olması bir yana, 37 kişinin öldüğü ve çoğu ağır olmak üzere 126 kişinin yaralandığı bu olayın soruşturması topu topu 28 günde bitirilmiştir. Bu 28 güne, onlarca sayfalık ve 30 Mayıs 1977 tarihini taşıyan iddianamenin kaleme alınması, daktiloya çekilmesi de dahildir.”

YAKIN siyasi tarihimizin önemli dönemeçlerinden birini, “1 Mayıs”ı şimdilik, otuz küsur yıl sonra kazasız belasız atlatmış sayılırız.

37 kişinin öldüğü, 126 kişinin yaralandığı, hem Taksim’deki şimdiki adı “Marmara” olan otelden ve karşısındaki “Sular”dan ateş edildiği bilinen, lakin kimin, kimlerin ateş ettiği bilinmeyen bu tarihi olay hakkında işçiler, sendikacılar, gazeteciler, politikacılar, öğrenciler, ilgili olan herkes bir şeyler bilir ama, Prof. Çetin Yetkin‘in anımsadıkları, çoğundan daha fazladır.

Çünkü Sayın Yetkin bu davanın savcısıdır.

Ama nasıl savcı?

Soruşturma değil, duruşma savcısı...

Şimdi tarihin kasetini geriye alalım.

* * *

ANAYASA Mahkemesi, Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile ilgili yasayı iptal eder, bu durumda “1 Mayıs” davasına bakacak mahkeme yoktur. Adalet Bakanlığı kendisine tanınan yetkiye dayanarak, davaya İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bakmasını kararlaştırır.

Çetin Yetkin de, bu mahkemenin savcısıdır, olayın hazırlık soruşturmasıyla ilgilenmemiştir, soruşturmayı başka savcılar ve kolluk görevlileri yapmıştır. Çetin Yetkin kucağına düşen bu dosyayı duruşma sırasında inceleyecektir.

* * *

ÇETİN YETKİN dosyaya bakar, görür ki:

“Sanık diye gösterilen kimi kişilerin ve tanıkların gelişigüzel alınan ifadelerinden başka, hiçbir soruşturma yapılmamıştır. O kadar ki, bu kıyımın asıl, asli faillerine de değil, fer’i faillerine karşı dava açılmış olması bir yana, 37 kişinin öldüğü ve çoğu ağır olmak üzere 126 kişinin yaralandığı bu olayın soruşturması topu topu 28 günde bitirilmiştir. Bu 28 güne, onlarca sayfalık ve 30 Mayıs 1977 tarihini taşıyan iddianamenin kaleme alınması, daktiloya çekilmesi de dahildir.”(X)

Hele hele iddianamenin 20. sayfasındaki şu satırlar:

“Kamu vicdanında ve evrensel adalet duygusunda mahkûm edilen 1 Mayıs katliamı davasında, sanıkların küçük bir bölümü yüce adaletin önüne çıkarılmış bulunmaktadır. Bu büyük ve kanlı facianın tertipleyicisi uygulayıcısı, yurt ve insanlık düşmanı olan asıl failler er geç tespit edilecek ve şaşmaz adaletin önüne çıkarılıp mahkûm edilecektir.”

* * *

SİZ dünyanın hangi hukuk devletinde, savcıların olayın asıl faillerini “tarihe havale” ettiğini duydunuz?

Tarihi adalete havale edilen asıl failler?

Kimdir bunlar?

Ya “şaşmaz adaleti” gerçekleştirmekle yükümlü olanlar kimdir?

Savcılar değil mi?

* * *

ÇETİN Yetkin davanın ilk duruşmasında bunları sordu, kamu görevlilerini sordu, kamuoyunda bilinen delillerin dosyada neden olmadıklarını sordu.

Mahkeme de savcı Çetin Yetkin’in bu taleplerinin tümüne aynen uydu.

Sonra ne oldu?

Başbakanlar geldi, başbakanlar gitti, hükümetler geldi, hükümetler gitti, ne Ecevit, ne Demirel, ne şu, ne bu!

Çetin Yetkin’in son cümlesi şu:

“1 Mayıs 1977’yi aydınlığa kavuşturmak için hiçbir şey yapmadılar.”

Her şey yerli yerinde duruyordu, “Adalet mülkün temelidir” lafı bile...

Sadece, mahkeme de bunları söyleyen savcı Çetin Yetkin dışında...

Çünkü Çetin Yetkin, bu mütalaasından sonra görevinden uzaklaştırıldı, o da savcılık mesleğinden istifa etti.
———————
(x) Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Dergisi, Mayıs 2009

Hasan Pulur - Milliyet

8 May 2009 tarafından moderator

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes